DİPNOT
Bu kitap, bir kısmı çeşitli yayın organlarında
yayınlanmış denemelerden oluşuyor.
Adının ilham kaynağı ilk yazı.
Dipnot, daha çok akademik yayınların göndermeleri,
ifadelerin teyidi için kullanılır; fakat çok katlı
okumalara ve yer aldığı bağlamın daha ötesindeki anlamlara
her zaman açıktır.
Bir kere “ana metin”in altındadır ve daha küçük karakterle
yazılmıştır; görüntüsü herkes için değil, adeta
“meraklıları” için izlenimi uyandırır.
Sonra, “ayrıntı” gibi görülen açıklamalar dipnotta
verilir. Yerleştirilme şekli dipnotların okunmasını
güçleştirir; bu yüzden onları okumasanız da olurmuş gibi
hissedersiniz; fakat diğer yandan bir metnin değeri
dipnotlarının zenginliğiyle anlaşılır.
Şüphesiz bunun için metnin altına bütün dipnotları düşmek
gerekmez; hiç dipnot koymasanız bile, eğer her bir
cümlenizde insanı çarpan bir yoğunluk varsa, yaptığınız
okumalar, edindiğiniz bilgiler, deneyimlediğiniz yürek
çarpıntılarından dolayıdır ve bu kanıtlar dolayımlardan
bile olsa kendini mutlaka belli eder. Ayrıca biliriz ki,
“dipnot” diye ayrı bir tür yoktur, o da başka dipnotlarla
vücut bulmuş bir ana metindir; dipnot-ana metin şeklinde
sürüp giden zincirin bir halkasıdır.
Neticede iç içe geçer, birbirine dönüşür, bir olurlar.
Tıpkı dipnot/metin ilişkisi gibi, hayatın ana gövdesini de
hepimiz beraberce oluştururuz; bütün insanlık ve bütün
tarih...
Bu bilgeliğin teyidini dar-ı beka dipnotundan alırız.
Belli ki, toprağın üzerinde aramıza çektiğimiz sınırlar,
toprağın altında anlamını kaybetmektedir.
Oradakiler, o ebedi sessizliğin içinde, bütün bu
farklılıklara rağmen hepimizin ortak bir metnin unsurları
olduğunu, bütün yaptığımızın ana ırmağa dipnotlar düşmek
olduğunu fısıldarlar.
Geleceğe ilişkin tahayyüllerimiz ne olursa olsun geçmişe
baktığımızda, hayatın sadece bizim rengimizi taşımadığını;
fakat bizsiz de olmadığını, olamayacağını, farklı
renklerin armonisinde bütünleştiğini görürüz.
Bütün hayatı kucaklama arzusuyla davranmak, emek vermek,
ürün vermek; ama sınırlarımız olduğuna, ötesinde başka
hayatlar ve hakikatler olduğuna dair bir bilgeliği hiç
unutmamak; işte bana öyle geliyor ki hayatın künhü diye
bir şey varsa bu tür bir bilgeliktedir.
Bu kitap, bahsedilen bilgeliğe bir dipnot olma arzusundan
doğdu.
Ve eğer hayatınıza bir söz düşürebilirse amacına varmış
olacaktır.